
İstanbul’da yaşayan herhangi biri için hareket etmek demek; sonu gelmeyen kuyruklar, balık istifi toplu taşıma araçları ve hesaplanması zor bir varış zamanı demektir. Haliyle durum böyle olunca otobüs yolculuklarından ortaya farklı şeyler çıkması doğal. Peki bu otobüs yolculuklarından bir aşk çıkarmak isterseniz ne yapmanız lazım?
Yolculukta beğendiğiniz kız-erkek sizin için benzer düşünceler geçirmeli ki işler muradına ersin. Peki durumun böyle olduğunu o sıkışık ortamda nasıl kavrayacaksınız? Bu soruya cevap olmak isteyen bir web girişimini görünce yüzümde bir tebessüm olduğunu söyleyebilirim. Otobüstegördüm işte tam bu tema üzerine bir sosyal ağ ve arkadaşlık sitesi inşa etmeye çalışıyor. Olay takıldığın kişiyi gördüğünüz otobüs numarasını girmeniz ve tipini tarif etmeniz üzerinden gerçekleşiyor. Eğer bu kişinin de sizle alakalı bir fikri varsa bir de bu ortama girmeye karar verdiyse olaylar çok hızlı bir şekilde lehinize gelişebilir. Sonuçta devir dijital. Analog otobüs ilişkilerimizi bile dijitalleştirmenin vakti geldi de geçiyor gibi.
Daha önce gördüğüm ama bir türlü yazmaya fırsat bulamadığım çok eğlenceli bir blog vardı. 500T veya 522 gibi uzun mesefa hatlarından biri hakkında açılmış. Tekrar bulamadım. İşallah kapanmamıştır ben bulmayı becerememişimdir. Bilenler varsa lütfen yorumlarda link versinler.
Fotoğraf kaynak




{ 3 Yorum… aşağıda okuyun veyabir tane de siz ekleyin }
Otobüstegördüm’ ü Beyaz Show’ da gördüm ve tam olarak ne gördüğümü anlamam iki dakikamı aldı, takriben… Otobüse gelince, 129T de hiç fena değildir, hayli şaşırtıcıdır…
Karmakarışık duygular içindeyim. Bir yandan “vay be, ne güzel akıl etmişler, aaa hat hat arayabiliyosun süper” falan diyorum. Diğer yandan 10B’lerde boşa geçen yıllarıma yanıyorum. Akbil bile yoktu be
Bakışır bakışır, sonra burnumuzu çeke çeke inerdik durağımızda. Ağlayasım var…
İtiraf.com’un platonik kısmında da bu konuya değinen olaylar var
500T ve 522′lerin müdavimi olaraktan benimde gözüme ilişmişti o blog ancak araya-taraya bulamadım tarayıcımda…