
Birkaç post önce incelediğiniz ‘reklamcılığın evrimi‘ndan sonra, bu kez de ofislerin evrimine göz atalım mı? Saygı ile takip ettiğimiz bilgi kaynağı Wired hayatımızın büyük bir bölümünün geçtiği ofislerin geçirdiği evrimi 5 ana başlık altında biraraya toplamış. Açık ofis sisteminde, algıların etraftan gelen her türlü gürültü-patırdı ile allak bullak olduğunu yıllardır deneyimleyen biri olarak ilgi ile okudum. Buyurun…
1- Taylorism (1904)
Amerikalı mühendis Frederick Taylor verimlilik ve gözetime takmış biri olarak ilk ofis tasarımı yapan kişidir. Taylor’ın tasarımına göre kalabalık ofis çalışanları tamamen açık bir ortamda yanyana nizamda, patronların olan biteni yukarıdan izleyebilecekleri özel ofislerinin görüş alanında çalışmaya başladı.
2- Bürolandschaft (1960)
Almanlar 1950′ler Avrupası’nın sosyalist değerlerini ofis ortamına taşıd. Yöneticiler artık özel suitlerinde şımaramaz oldu. Lokal ihtiyaçlar artık fonksiyonel düzene göre değişiyor; örneğin müdürler için yanyana, yaratıcı bölümdekiler içinse fikir alışverişini kolaylaştıracak ve oturma düzenini bozmayacak yuvarlak masalar işlevsel oldu.
3- Action Office (1968)
Bürolandschaft, yeni Avrupa ofis sistemini yaratması için Herman Miller’a ilham verdi. ‘Action’ ofislerde alçak paravan ve esnek çalışma alanlarının oluştuğu modüler sistemin ilk modeli oldu. Bugün bile hâlâ yaygın olarak kullanılan düzen kendi içinde getirdiği yapı sebebiyle artık daha netameli bir isim olarak ‘hücre’ modeli olarak anılıyor.
4- Cube Farm (1980)
Bu sistem hücre stilinin ulaştığı son nokta oldu. Orta düzeydeki yöneticilerin yerlerinin öne çıktığı sistem yeni bir çalışan modelini de yarattı; değersiz bir yer için çok iyi ama değerli ve yüksek bir mevki için de yeterince yetenekli olmayanlar… Tabii bunun da çözümü hemen bulundu ve modüler duvarlar gövde gösterisine geçti.Böylelikle farklı biçimlerde hücreler kapladı ortalığı.
5- Virtual Office (1994)
Masası olmayan bu ofisler için gerekli olan tek şey bir laptop kapmak ve uygun bulduğun yere çökmek! Bir nevi fiyasko olarak adlandırılan bu sistem ofis içinde kurulduğu için sürekli gürültü kaynağı yaratmakla birlikte bu modeli uygulayanları da maskara etti.
5 – Networking (2000′ler)
Geçen 10 yıllık süreçte mobilya tasarımcıları hücre sistemini alıp bunu dahaişlevsel bir hale getirmek için çalıştı. Zira sosyalleşmeyi kucaklayacak ama bunu yaparken de delirtmeyecek türden bir sistem gerekliydi. Mesela Knoll, birbirine bağlı olup durum ve mekana göre ayrılabilen hareketli sistemler tasarladı. Ya da önerilmese bile mahremiyeti de düşünen sistemler ortaya çıktı; alçak bölmelerle ayrılan büyük masalar. Böylelikle özel alan kuşatma altına alınırken özel konuşmalar gerektiğinde de kimse kimsenin başına gardiyan dikilemez oldu.




{ 1 yorum… aşağıda okuyun veyabir tane de siz ekleyin }
6-nooffice 2010′lar…