"/>

Global ısınma-çevre-mevre üzerine…

yazar mansur tarih 01/01/2010

Post image for Global ısınma-çevre-mevre üzerine…

O kadar çok veriye, bilgiye ve habere maruz kalıyoruz ki, aralarından iyi olanları kimi zaman ıskalayabiliyoruz. Geçen Aralık ayında Kopenhag’daki çevre zirvesinde Hugo Chavez ‘in muhteşem cümlesi az kalsın kim vurduya gidecekti. Tarihe geçecek bi’ konuşma yaptı Chavez ve bunu ıskalamak büyük ayıp olurdu doğrusu…

Görevimizi geç de olsa yerine getirdiğimize göre konuyla igili ahkamımıza  geçebiliriz…

Kimlik bunalımı yaşayanlar için çevreci olmak can simidi gibi yetişti. 21′inci yüzyyılın ilk on yılı global ısınma, kıyamet, nesli tükenen hayvanlar, yok olan ormanlar gibi günlük yaşantımızda pek de rağbet görmeyen anahtar kelime ve cümlelerle dolup taşmaya başladı.

Medya bulduğu bu yeni madeni nasıl işletecek ona bakıyor, kurumlar sempatik görünmek için çevre dostu kimliğine bürünüyor falan. Hayır, yanlış anlaşılmasın çevre karşıtı falan değilim…

 Aksine muhtelif çevre koruma derneklerine mütevazı bağışlarda bulunmuşluğum da vardır. Hatta bir kız arkadaşım fena çevreciydi. Önce evimi ele geçirdi, sonra doğal ne kadar ıvır zıvır varsa doldurdu, sonra eve pet şişe sokma yasağı getirdi, daha sonra ekmeklerimizi evde pişirme kanunu çıkarttı ve en sonunda ben özgürlüğüm için kaçtım. Üstelik sabah akşam belgesel izleyen biri ne kadar duyarsız kalabilir ki? Denizatlarının çiftleşmesini görüp duygulanan bir yüreğe sahibim sonuçta. Ama aşırılığa ve militanlığa da kılım. Tavır şu: Şempanzeden bi’ çentik daha zeki olduğum için doğayı kontrol edebilirim! Yok arkadaşım edemezsin… Şu dünya dediğin 4.5 milyar yaşında. Ve senin geçmişin en fazla 50 bin yıl. Yani bir metrelik cetvel gibi düşünsen, insanlık son bir milimetrelik bölümde var. Yani bir noktadan bile küçüksün, hiçsin! Kafası basmayan dinozorlar bile milyonlarca yıl yaşamış. Senden önce neler gelmiş neler gitmiş. Yüz binlerce canlının nesli tükenmiş, kıtalar binlerce kez yer değiştirmiş ve sen dünyaya bi’ şey olmasın diye önlem alacakmışsın… Çok komik! Evet, toplumda saygın bir yerin olduğu için dünyaya meteor çarpmayacak.

Evet, çocukların iyi okula gidiyor diye buzullar erimekten vaz geçecek.

Evet, dijital devrime imza attığın için insanlığı yok edecek olan virüs, bir yüz bin yıl daha ortaya çıkmayacak…

Gerçekten bu kadar zeki varlıklar mıyız? Hayır değiliz. Bu kadar güven ve konfor altında sadece ve sadece şımarmış durumdayız. “Bişi olmaz, halledilir!” Bırak dağınık kalsın demiyorum. Yapılabilecek ne varsa tabii ki yapılmalı ama bunu yaparken bir yandan da ne kadar çaresiz olduğumuzu görmek gerek. Sonuçta üç beş milyar insandan söz ediyoruz. Uzaydan baktığında karıncadan farksızız. İşini kaybetmeye korkan milyarlarca karınca gibiyiz. Maaş almaya, fatura ödemeye programlanmışız. Ve sular iki gün kesildi mi, yandım Allah çekecek kadar da çaresiziz. Medeniyetimizi fazla büyütmeyelim diyorum yani. Sonuçta dünya bu, tüm canlıları tavsiye eder, birkaç yüz milyon yıl kenara çekilip dinlenir, sonra yeni yaşamlara ev olur; gıgını bile çıkartamazsın. Bilim adamları yaşadığımız yüzyılda bütün zamanların en büyük doğa felaketiyle karşılaşacağımızı söylüyor. 20 yıl sonra da olabilir, 80 yıl sonra da… Yani ne çok kastırın, ne de duyarsız kalın.

Blog Widget by LinkWithin

Bir yorum yapın.