"/>

‘Ebru’ için adalet!

yazar selin tarih 06/01/2009

Post image for ‘Ebru’ için adalet!

Taksim Marmara Oteli önünde görmeye alıştığımız Ebru’nun ölümü hepimiz için acı bir durum. Sadece Ebru değil evlerimizde, sokaklarda yaşayan hayvanların bakımı ve yaşamları için duyarlı olmak görevden öte! Aşağıda Ebru’nun durumu kritik durumdayken yayınlanan ve internette dağıtılan bir metin var…

Taksim Marmara Otel’in köpeği Ebru için adalet

Ebru yaklaşık 12 yıldır bu gelişmekte olan kentin, İstanbul’un simgesi olmuştur.
Safkan bir İstanbul sokak köpeği olan Ebru, İstanbul’un merkezi sayılan Taksim’deki Marmara Oteli tarafından yavruyken evlat edinilmişti. On yıldan fazla bir zamandır Ebru bu simgesel mekanın demirbaşlarındandı. Bu nazik ve sevgi dolu köpek sevgili kentimizi ziyaret eden pek çok kişiyi karşılamış, onlara patisini uzatmıştı. Büyükelçiler, Devlet Başkanları, işadamları, dünyanın her tarafından gelen turistler… Ebru her zaman oradaydı; yakın zamanlarda böyle soyut kavramları unuttuğu anlaşılan bu kentte ümit, şefkat ye hoşgörünün sembolü olarak Otel Konsiyerjinin yanı başında durur ya da yatardı.
Ebru dünyanın önde gelen yayınlarından bazılarında yer aldı. Time Dergisi, Newsweek, Paris Match, hatta aylık tasarım dergisi Wallpaper, bu inanılmaz hayvanı kapak yaptılar.
Ebru’nun yaşamı cuma akşamı dramatik bir şekilde altüst oldu. Ebru, bu harika, şefkatli yaşlı köpek, herhalde en sevdikleri futbolcuları taklit etmeye çalışan bir veya birkaç kişi tarafından saldırıya uğradı, ve defalarca karnına tekmeler atıldı. Saldırı çok vahşi, ve hayvanlara eziyet edenlere has bir gaddarlıkta idi. En kötüsü, bu saldırı İstanbul’un en kalabalık meydanının ortasında, ve bu acımasız canavarları durdurmak için parmağını bile kıpırdatmayan onlarca, hatta yüzlerce insanın gözü önünde gerçekleşti.
Ebru orada, kötülüğün gözünün içine bakakaldı. Onu defalarca, olanca güçleriyle tekmelediler. Onu Taksim kaldırımlarında kanlar içinde ve felç olmuş durumda bırakıp yürüyüp gittiklerinde ızdırap çekiyordu. Ebru hiç geçen cuma akşamı olduğu kadar yalnız hissetmemişti kendini.
Kanlar içinde ve hareketsiz Ebru derhal İstanbul’un en iyi veteriner kliniklerinden birine götürüldü, ve acil ameliyata alındı.
Göğüs kafesinde çoklu kırıklar, delinmiş ciğerler, yırtılmış bir diyafram. Tekmelerin şiddetinden Ebru’nun barsakları yukarıya itilmiş, kalp bölgesine gelmişti. Becerikli veteriner operatör Ebru’nun iç organlarını bulmaca çözer gibi yeniden yerleştirdi.
Durumu: Kritik… (Ebru ne yazık ki kurtulamadı)
Onun duymuş olduğu korku ve şaşkınlık akıllarımızda silinmez izini bırakacak. Bugüne kadar çalıştığımız vakalar arasında bu, ruhlarımızı derinden yaraladı.
Bir milletin kahramanlarına davranışı, değerlerini yansıtır. Ebru’nun (ve eziyet gören sayısız hayvanın) hikayesinin bize kendimiz hakkında neler anlattığını oturup iyice düşünmeliyiz.
Sahip Çıkalım tanıkları arayıp bulacak, delilleri toplayacak,
gerekli raporları hazırlayacak ve suçlulara dava açacaktır, ama önce onları bulmamız lazım, ve bunun için de yardımlarınız gerekiyor.
Sahip Çıkalım bu iğrenç gaddarlığı gerçekleştirenlerin yakalanmasına yol açacak bilgileri verene 2,000 USD ödül verecektir.
Eğer 29 Mayıs Cuma akşamı gerçekleşen bu olaya şahit olduysanız, veya şahit olan herhangi birini biliyorsanız lütfen V.Larkhill@googlemail.com adresine bilgi verin.”

Blog Widget by LinkWithin

{ 17 Yorum… aşağıda okuyun veyabir tane de siz ekleyin }

ali ercan Haziran 1, 2009, 20:37

bende 5000 dollar veriyorum katillerin adini ve yerini bildirenlere

Cevapla

Bora Çiftçi Haziran 1, 2009, 22:33

Apartman çevresindeki mahalle kedilerine bile tahammül edemeyen cahiller bunlar. Anne_Baba olmak için herşeyi de dener bunlar.

Cevapla

burcu Haziran 1, 2009, 22:46

Ya biz insan diyebilir miyiz acaba bu zihniyetlere! Yazıklar olsun ki her canlının yaşama hakkının varlığı olduğunu öğrenemedik daha. Ebrunun ne zararı vardı, ama ben oradan geçip giden ve bu olayı görmesine karşılık hiçbir şey o insanlara da lanet ediyorum… Basitlik ve çağda dışılık, adaletsizlik ve zalimlik dizboyu uzanıyor, Allah’ınızdan bulun emi!…

Cevapla

burcu Haziran 1, 2009, 22:47

Ya biz insan diyebilir miyiz acaba bu zihniyetlere! Yazıklar olsun ki her canlının yaşama hakkının var olduğunu öğrenemedik daha. Ebrunun ne zararı vardı, ama ben oradan geçip giden ve bu olayı görmesine karşılık hiçbir şey yapmayan o insanlara da lanet ediyorum… Basitlik ve çağdışılık, adaletsizlik ve zalimlik dizboyu uzanıyor, Allah’ınızdan bulun emi!…

Cevapla

Hakan Haziran 2, 2009, 01:07

Bu insanlarla aynı toplumda yaşamak ne acıdır… Yazık çook yazık…

Cevapla

Aylin A. Haziran 2, 2009, 01:53

İstanbul’u aşıp dünyada bile bir sürü insanın tandığı sevdiği bu güzelim köpekçiği pamuk kadar narin bu Ebru’ yu “İstanbul’un sembolü”nü tekmeleyen iğrenç holigan ayaklara inanasım gelmiyor.. “Holigan zihinler” bile diyemeyeceğimiz bu “embesil” ama katil ruhlu insanlar her maç akabinde nedense birilerine zarar veriyorlar.. Nasıl bir kutlamadır ki bu hayvanın iç organlarının yerlerini değiştiresiye tekmeleten? Dilerim ki bir daha asla maç izleyemezler ve dilerimki cezalandırılabilirler ..

Cevapla

Mehmet Tunc Haziran 2, 2009, 02:15

bunu yapan $erefsizler kendilerini insan sanIyor en acısıda bu…ve bu tıp olaylar turkiyeye mahsusdur avrupada orda burdaki kötü imajımız boşuna oluşturulmadı bunlar yuzunden hiçbi zaman avrupa birliğine giremiycez. bu öküzler insan bozuntuları yaşadığı surece ileri gitmemiz mumkun deil.. umarm bu tekmeleri atanlarda birgun çok feci şekilde can verir bir hayvanla ugraşan bunun bedelini er yada geç verir.. otelin veya oradaki bankaların kamera kayıtları hatta merkezi kameralardan bu vahşet hakkında bilgi alınabilir diye duşunuyorm…

Cevapla

Şaduman kızıldere Haziran 2, 2009, 03:16

Şu hayatta beni en çok korkutanlar, iki ayaklı cahil hayvanlardır… Onlar ki yaşam hakkına sadece kendilerinin sahip olduğunu zannederek hareket ederler, kendi zavallı yaşamları dışında başka hiçbir canlının yaşam hakkına saygı duymazlar( elbette ki kendisine saygı duyulmayan bu gruba kendi eşleri, çocukları,komşuları da dahildir), bırakın saygı duymayı bundan haberdar bile değildirler ve haberdar olmak için kıllarını bile kıpırdatmazlar..
Hayvan, bitki, herhangi başka bir insan.. Onlar için hiç bir değer taşımaz.. Bu zihniyetin tezahürü bugün zavallı kendi halinde bir köpekçiğin vahşice öldürülmesi, yarın herhangi bir insanın canına kıyılması veya tecavüz edilmesi, bir diğer gün yıllardır orada varolmuş bir ağacın güle oynaya neşe içinde umarsızca kesilmesi şeklinde ortaya çıkabilir..
Üç beş gün sonra kuzu postuna bürünmüş kurtlar bu duruma şahit olmuş olup da görmezden gelmeyi tercih edenlere saldırırsa, bugün susmayı tercih edenler sıra kendilerine geldiğinde sakın ola ki kimseden yardım beklemesinler, bu haklarını şu anda susarak kaybetmiş olurlar…
İnsan, hayvan, bitki fark etmez.
Can candır, yaşam haktır..
Bu hakkı hiçkimse keyfine göre bir diğer canlının elinden alamaz, alanlar cezalandırılmalıdır… Buna göz yumanları da kendi vicdanlarıyla ve insanlıklarıyla yüzleşmeye davet ediyorum..

Cevapla

arif akkaya Haziran 2, 2009, 10:19

cahiller

sizlerden çok olduğu için biz azınlık kaldık..sevginiz bu ise umarım birgün size de aynı biçimde döner yaptıklarınız

Cevapla

Şule TEKER Haziran 2, 2009, 11:42

HAYVANLARRR………………..asıl hayvanlar;
ebru gibi sokakta yaşamaya çalışan ve ne yazıkki eziyet gören canlılar..İNSAN OLUN İNSAN..BİRAZ MERHAMET, umarım ebru gibi canlılara eziyet ettiğiniz için insan müsfetteleri aynı şekilde tekmelenerek ve ciğerleriniz parçalanarak kalbiniz kanayarak en çok acıyı çekerek ÖLÜRSÜNÜZ. hayvanlara eziyet eden herkes umarım aynı eziyet ettikleri şekilde yaşamlarını sona erdirirler.

Cevapla

Alp Esin Haziran 2, 2009, 17:00

Çok çok üzüldüm, ne diyeceğimi bilemiyorum. Bir semte bir yere hayat veren onu orayla birlikte hatırlamamıza yol açan karakterler vardır onlardan birini daha kaybettik.

Şimdi diyeceksiniz yahu delirdin mi? bir köpekti o; alt tarafı bir köpek! Yaz kış belkide şehrin en soğuk ve en korunmasız yerini kendine seçmiş bir köpek.
Bazı mekanlar orda bulunan karakterlerle birleşir benim için onun bulunduğu yer böyleydi
her geçişimde ona bakardım tuhaf bir şekilde içimi rahatlatırdı. Gözümde, önünde beklediği yapıyla birleşir bir ortak hoşgörüyü merhameti temsil ederdi. Ama sadece hoşgörüyü değil aptalca bir sadakati çok az şeyle orda olmayı bununla yetinmeyi temsil ederdi benim için.
Adı Ebru’ymuş, şimdi düşündüm orda olmaya başladığı günden beri görüyormuşum onu. adını öğrenmem gerekmemişti.

Bazı şeyler kendilerinden çok daha büyük bir şeyi temsil eder; ölüm şekliyle Ebru bize ne anlatıyor? Taksim’de, burnumuzun dibinde, şehrin tam göbeğinde.
söyleyecek bir şey bulamıyorum çok üzgünüm.

Cevapla

Nalan Güneç Haziran 3, 2009, 01:16

Bir kaç yıl önce Ebru hakkında bir yazı okumuştum gazetede, onunla röportaj yapıldığını anlarmış gibi güzel pozlar vermişti ve çok mutlu olmuştum okuduklarımdan. Şimdiki haberle ise içim parçalandı, insanlık öldü mü, masum bir hayvana bu nasıl yapılır, neden hiç kimse engel olmamış, çok acı çok…dehşete kapılıyor insan.

Cevapla

sema Haziran 3, 2009, 08:59

Söyleyecek söz,yazacak kelime bulamıyorum hislerimi anlatacak..Ne istediniz güzeller güzeli Ebrudan..bu dünyayı onunla paylaşmayı çokmu gördünüz..siz insan olamazsınız,yada siz insansanız ben reddediyorum insan olmayı…elleriniz ayaklarınız ve ona zarar veren tüm organlarınız işlevini yitirir inşallah…Allahınızdan bulun..Hayatınız son bulurken dilerim Ebrudan fazla acılar çekin…Bebeğim sen rahat uyu,huzur içinde yat..

Cevapla

asu Haziran 3, 2009, 11:08

Şiddet göstermekten öte tepki vermeyi bilemeyen zavallılar…
Nasıl acınacak halde olduklarının asla farkına varamayacak ve muhtemelen yaptıkları ile övünecek olan bu aciz insanlar ve onları izleyenler…
Kaybettiğimiz şeyin sadece bir CAN olmadığını göremeyecek kadar şuursuz ve o canı alabilecek kadar hasta ruhlular.
İşte bu insanlarla aynı havayı soluyup, aynı toprağa basmaktan utanç duyuyorum.
Hiçbir değerden, hakdan, merhametten, herhangi bir duygu kırıntısından bahsetmenin mümkün olmadığı yerde söz bitiyor…
Ebru acılar içinde ölüyor…
Yüreği titreyen insanlar ağlıyor…
Bunu O’na ve bize yapan o caniler yürüp gidiyor…

Cevapla

ezgi Haziran 5, 2009, 17:18

şiddeti herzamn bir güç bi dayanak olarak gören zavallı insan topluluğu malesef Ebru ve birçok hayvan için yaşamın sonu oluyor.Yolda zararsız yatan bi hayvana bile tekme atan insanlar aslında otobüste metroda yada bi cafe de yanımzda oturuyor olabilir.Artık bu ”insan” ların sevgi ve şefkat konusunda bilinçlenmesi lasım.Hayvanı sewmeyen kendi neslini de sevmez!

Cevapla

canev Haziran 14, 2009, 16:22

allah hepsinin belasını versin ne biçim insanlıktır bu.. bunlara insan bile denemz içim parçalandı okurken ne zararı vardı bu köpeğin onlara:(:( işallah bulunur ve adalet yerini bulur… beter olsunlarrrr işallahhh

Cevapla

Memik Temmuz 11, 2009, 12:01

Şaduman Kızıldere ye katılıyorum. Bu Ebru adlı hayvana saldırıp öldüren hayvanlar yakalanıp,kısırlaştırılıp,rehabilite edilip, boyunlarınada verici takılıp tekrar sokağa salınmalı. Bilim adamları bu hayvanların şehir içindeki göç yollarını ve davranış şekillerini incelesinler…
(Gerçekten kötü birşey ya bir tekmeyle ölmedi ya bu hayvan, bir kişi bile çıkıp yapmayın nasıl demez, illa adamlara saldırmak da gerekmezdi ne bilim araya falan giren olmaması çok üzücü, gerçi insanlar birbirini yiyor kimse bişe yapmıyor) .ya galiba hep bir hata yapıldı, hayvanları sevebilmeleri için önce insanlara insan sevgisi aşılamak gerekiyor sanırım.

Cevapla

Bir yorum yapın.