"/>

Baros’un platini ve Türkiye’nin gladyatörleri

yazar doruk tarih 01/16/2010

Post image for Baros’un platini ve Türkiye’nin gladyatörleri

Galatasaraylı Çek futbolcu Milan Baros kırılan tarak kemiği iyileştikten sonra tekrar ağrı çekmeye başlayınca atlayıp uçağa Bayern Münih’in doktoruna muayene olmaya gitmiş. Sonuçta doktor kemiğin iyileştiğini ama tekrar kırılmaması için plantin takılmasının uygun olacağını söylemiş, Baros’ta bunu uygulamış. Tıp bilgimiz yetersiz olduğu için bunun ne kadar gerekli olup olmadığını bilemiyoruz ama yapılan yorumlardan Türk’ün futbola bakışının ne kadar endişe verici olduğunu görmek mümkün.

Hakan Ünsal bu hareketin çok gereksiz olduğunu Arda ya da Servet gibi bir Türk futbolcu olsa bunu yaptırmayacağını hatta başka Türk futbolcular yaptırmak istese onları yaptırmamaları için ikna edeceklerini söylemiş. Sebep önlerinde önemli bir Madrid maçı var ve Avrupa kupasında takımı yalnız bırakmamak lazım. Bu yorumdaki yanlışları görüyor musunuz? Öncelikle Hakan Ünsal bir doktor edasıyla bu operasyonun gereksiz olduğunu söylemiş. Tıp bilgisinin engin olduğuna şüphe yok. Milan Baros da muhtemelen vücuduna plantin takılmasına karşı bir fetişi olduğu için bu ameliyatı yaptırmış. İkinci olarak Türk futbolcular bunu yaptırmazdı demiş. Zaten bunu biliyoruz. Zira Türk futbolcular bütün Avrupa’da yetenekleriyle değil yeteneklerini zirvesindeyken sakatlanıp futboldan uzaklaşmalarıyla ünlüler. Nihat Kahveci, Emre Belezoğlu gibi örnekler çok. Baros’un hayatını kazandığı ayağını özenle koruması ve ‘takıma bir buçuk ay geç gelirim ama tam gelirim bir daha da zor sakatlanırım’ diye bir düşünceye sahip olmasını beğenmememiz tam bir gladyatör mantığı. Saha da ayakların kopup dökülene kadar oynarsın sonra da klübede oturursun. Tabii ki bütün yazılarda Baros’un aldığı paraya da dem vuruluyor. İmparator gladyatör için bi dünya para ödemiş, çıkıp ölene kadar dövüşmesini izlemek hakkı. Bu hakkı elinden kimse alamaz. Zaten imparator istemse de yardakçıları onun yerine bunu dile getirip onu bile köşeye sıkıştırabilirler vakti gelince.

Bir de olaya takım mantığı üzerinden bakalım. Takımda iyi bir yedek golcü olmaması acaba Baros’un mu suçu? Avrupa kupasını kaldırmayı hedefleyen bir takım gölcüsü sakatlanınca kara kara düşünmeye başlıyorsa işler iyi gitmiyor demektir.

Son olarak sadece futbolda geçerli olmayan tamamen bütün Türkiye’yi kaplamış olan konuya gelelim. Net olarak ifade etmek gerekiyor bunu: Bu yorumların hepsi tamamen gizli saklı kalmış ve açığa çıkmaya çalışan ırkçılıktan başka bir şey değildir. Yabancı düşmanlığı, ötekinin hayattan aldığı zevki ve hayata bakış açısını kıskanmak; onun hayatını düzenlediği şeklin kendi hayatından aldığı zevki çaldığını düşünerek yabancı olan herkesden nefret etmektir bu. Türkiye’de ırkçılık yok tartışmaları uzun yıllardır devam eder ben de hep gülerek izlerim bunları. Zira hep vardı hep de olucak. Düşünün ki futbol konusundaki tartışmaların bile tabanında Türkler ve diğerleri diye bir kavram var. Bunun adı ırkçılık değil de nedir sizce…

Fotoğraf

Blog Widget by LinkWithin

Bir yorum yapın.